![]() |
|||||||||||||||||
|
PABLO A. FERNANDEZ’İN ARKASINDAN
Yalnız şiirlerinde özgürdürler. Eğer içeride devam ediyorsa yaşamları, her şeye yeni başlamışlardır. Öncelerini tüketip, silmişlerdir. Sözlerinde hep geç kalınmışlık vardır. Pişman olduklarında vicdanları ve düşünceleri arasında gelgitler yaşarlar. Eve dönmek çoğunda silinmiştir. Ev neresidir? Ailesinin yanı, köyü, arkadaşları, yoksa uğruna her şeyi göze aldığı yurdu ve insanları mıdır? Belki hepsi. Sizce? Önce kimliklerini kaybeder gibi olurlar. Paradigmalar paralelliğinde tek tipe dönüşürler. Onlarca beden tek düşüncede hiç kimse olurlar. Uzun sürmez bu. Ürettikleri yine kendilerine kalsa da, onlar da bilirler ki; bir gün bunlar hapisten bir şekilde firar eder, dillere düşer, kalemleşir, fikir olurlar, dağılırlar her yere... Şiirlerinde, yazılarında hayaller kurarlar. Bu hayaller hiç onların olamaz. Oysa onların olmayacağını bilerek hep arzularlar. Hepsinin sırları vardır. Kendileri paylaşır içindeki “ben” leriyle. Önemsemediklerini en yakın ranza arkadaşına emanete gönderir. Sırlar emanete gidince önce rahatlar gibi olurlar. Çünkü kendilerine kalıp, anılarının toplantısını yaparlar. İçerinin-dışarının ortası yoktur. Varsa eğer o ortada duygu ve düşünceler oturur. Davranışlar ise; hayallere yatırılmış eylemlerdir. Özgürlük süsler düşlerini. Düşleri bile onların değil, düşündüğü ideallerinin düşüdür. Onlar için düş kurulur. Önce şiirleri, yazıları çıkar hapisten. Çünkü ilk özgürlük hakkı; şiirlerdedir, yazılardadır. Ve bunun içindir ki; Devrimleri yapan devrimcilerdir. Onlardan da “şair” ler doğar...
|
||||||||||||||||