İçeriden dışarıya, dışarıdan içeriye köprü kuran dergi; mahsusmahal... İçeriden dışarıya, dışarıdan içeriye köprü kuran dergi; mahsusmahal...

 

 

 
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Sayılarımız
Öyküler
Şiirler
Denemeler
Karikatürler
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 

Dostoyevski'nin Prangaları

Dünyanın en ünlü yazarlarının çoğunun tutuklandığını, zindanlara atıldığını, işkence gördüğünü biliyoruz. Herhalde yaşadıkları zamanlarda yazdıkları ve davranışları yöneticilerin hoşuna gitmemiştir. Sokrates, Marki dö Sade, Oscar Wilde, Nâzım Hikmet ve diğerleri. Doğal olarak ülkemizde hapse atılan yazarlar listesini çok zenginleştirebiliriz, çünkü bizde yazarlar her zaman rejim karşıtı ve tehlikeli insanlar olarak görülmüştür yöneticilerimiz tarafından. Keşke okusalar ve ufuklarını genişletebilselerdi... Ama biliyoruz ki, bugün bu yöneticilerin hiç birinin adı bile anılmamakta, ama yazarlar dimdik ayaktalar.

Benim için olduğu gibi dünya edebiyatını yakından izleyen milyonlarca insan için Fydor Mihayloviç Dostoyevski gelmiş geçmiş en önemli yazarlardan biridir. Genç yaşta okuduğum tüm eserleri bilinçlenmemde etkili olmuştur. Klasik Rus edebiyatı çok büyük bir edebiyattır ve Dostoyevski'yi, Tolstoy'u, Çehov'u, Gogol'u, Lermentov'u, Gorki'yi herkesin okuması gerekir, hele yazar olmak isteyenler mutlaka onların yapıtlarını bilmek zorundadır.

Benim için kentlerin de yazarlarla olan ilişkisi çok önemlidir. Dublin Joyce demektir, Prag Kafka, Weimar ve Frankfurt Goethe, İstanbul Yahya Kemal ve Sait Faik vs vs.. Petro'nun kurduğu ve adını verdiği St.Petersburg, ki Sovyetler zamanında adı değiştirilerek Leningrad yapıldı ama Sovyet rejimi sona erdikten sonra adı gene asıl adına dönüştürlerek St. Petersburg oldu, benim için Dostoyevski ile özdeştir. Dostoyevski Petersburg'un hemen tüm semtlerinde oturmuştur, tıpkı Joyce'un Dublinliler kitabına göre hareket edilirse Dublin yıkılsa bile yeniden kurulabileceği gibi Petersburg da yıkılsa Dostoyevski'nin anlatımıyla yeniden kurulabilir. Oturduğu evlerden yalnızca sonuncusu yazarın müzesi haline dönüştürülmüş. Oldukça yoksul bir mahallede, ama içerdeki eşyalar son derece güzel, ev de büyük. Bu evde beni ağlatan bir eşya oldu, o da yazar Sibirya'ya sürüldüğü zaman ayaklarına takılan demir prangalar. Bir köşede duvara dayalı olarak duruyorlar.

Dostoyevski devlet düzenini yıkmaya çalıştığı gerekçesi ile tutuklanmıştı. Dostoyevski Çar I.Nikola'nın baskıcı yönetimi altında siyasal ve toplumsal reform hareketlerinin etkisi altında kalmış ve bu hareketi yürütenlerin toplantılarına katılmıştı. Bu gurubun adı Petraşevki idi. Uzun soruşturmalardan sonra aralarında Dostoyevski'nin de bulunduğu 21 kişinin kurşuna dizilmeleri kararlaştırıldı. Dostoyevski'nin, cezaların indirilmesine ilişkin çarlık fermanı açıklamasından önce kurşuna dizilme hazırlıkları sırasında yaşadığı korku dolu anlar belleğinde silinmez izler bıraktı. Eserlerinin sayfa aralarında bu korkunun olağanüstü anlatımına rastlarız. Dostoyevski'nin ölüm cezası Sibirya'nın Omsk bölgesinde dört yıl ağır hapse ve er rütbesiyle dört yıllık askerlik hizmetine çevrildi.

İşte benim gördüğüm ve beni ağlatan prangalar bu yıllara ait.

 

 
Mektup Bekleyenler
Dergiyi Edinmek
Bağlantılar
İletişim
Ortak Kitaplar
Basında Kitaplar
Kitap Çıkaranlar
Mahsus Mahal Türküsü
Bize Yazın
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 


Google
 

eXTReMe Tracker