İçeriden dışarıya, dışarıdan içeriye köprü kuran dergi; mahsusmahal... İçeriden dışarıya, dışarıdan içeriye köprü kuran dergi; mahsusmahal...

 

 

 
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Sayılarımız
Öyküler
Şiirler
Denemeler
Karikatürler

Rojbin Perişan

Yine Eylül

-babama-

Bir nar çiçeğinin hikayesi ömrün
Yahut yaralı bir geyiğin
Onurlu suskunluğu.
Kekik kokulu gecelere hasretin bundandı.

Yine Eylül
Yine mevsim, yaralı bir geyik hüznünde
Ve kayan yıldızların
Kimsesizliğinde zaman…

Kimsesiz bir dağ rüzgarıydı
Sesinin geride bıraktığı esinti
Bir esintiydi bizi amansız susuşlara sürükleyen
Nerdesin düş bakışlı?!
Hangi acının kıyısında
Hangi Kürdili isyanın yollarındasın?
Nerdesin dediğimiz vakit
Yarım kalmış hayallerin kanayan gözü oluyor zaman…

Hani şiir gibi yaşamak vardı demiştim
Yahut yaşamı şiirleştirmek
Yokluğun sancıyan yanımızdı ya
Teselli vermez oldu hiçbir dize
Hiçbir hikaye…

Değil mi ki, seninle birlikte göçtü
Gökyüzünün maviliği
Nar çiçeğinin kızıl şebnemi…

Yokluğun kırılan aynaydı
Parçalarının bir araya gelemediği
Çatlaklarından kederlerin
Dağılan hayallerin sızdığı bir ayna…

Her baktığımızda saçlarımızdan
Düş çocuklarını toplayışımız bundandı…

Yine Eylül
Yine çağırır seni Hazan rüzgarları

Buğday rengi hayatın
Kırılgan gülüşüydün ya sen,
Arayıp durdun bir ömür
O güzel ülkenin ışıltılı kahkahasını

Arayıp durdun
Sıla nehirlerinde boy veren
Aydınlık sabahları
Kürdi yangınlara tutulmuştur bir kez
Yurt tutmayışın bundandı uzak diyarlarda…

Liceli Koca Çınar!
Kaçak tütün rengindeki çocukluğun arar seni
Kaçakçı vakitlerin vakitsiz soluğu arar
Gidişin vakitsizdi ya
Henüz sarmamışken seni
Vedalaşmamışken gözlerinle
Yokluğuna inanmayışımız bundandı…

Ne çok yalnızlık varmış
Senden sonra
Ne çok bekleyiş varmış
Sensizlikte…
Ellerinden, ellerinden öptüğüm
Lice’li Koca Çınar!...


 
Mektup Bekleyenler
Dergiyi Edinmek
Bağlantılar
İletişim
Ortak Kitaplar
Basında Kitaplar
Kitap Çıkaranlar
Mahsus Mahal Türküsü
Bize Yazın
 
Google
 

eXTReMe Tracker