|
|
Özgür Tüzün
Tübba
Kelepçe izlerinin umursamaz açısından
ellerini uzatıyor bir demet ışıldayan esmer gülle
ışık kör edercesine gözlerimi alıyor yuvalarından-
biri, bir ışık adam var karanlıkta
boğazını yırtan, evet
dili üzerinde kurumuş zaman ve insan
lunaparklar dizilmiş her boş meydana
atlı karınca ve dönme dolaplardan inmeyenler
banklara kurulmuş dönmeler ve rüküş severler
halkın dilinde hareket ediyor çarpışan arabalar
deve güdücüler kırbaçlıyorlar çarpışan hareketi
gık çıkmıyor kriz üreticilerinden
tüketiciler alkışlıyorlar krizle gelen melameti
mecnun oluyoruz
merhamet yok gene de
Oysa orman yangınlarıyla azalmalıydı erk kavgaları
yüklenmeliydi insan kendine
herkes yırtmalıydı boğazını
herkes kanamalıydı durmadan
dağlarda vurulanları doğuran kadınlar gibi
yanmalıydı herkes kendi ateşinde
ve çıplak
Bir demet esmer ışık gülüyle geri çekince kelepçe
izlerinin umursamaz açısından ellerini
gördüklerinin acısından yorganını
örtemiyor yuvalarına dönen gözlerim
-kış da geldi oysa-
bir yüklenme konumuna geçti takım yıldızlar
burçlarımız okundu-
biri, bir ışık adam
kendine yüklenme vecdinde sessiz olmalı
onun adına
ashaf dağındaki ayetler yankısında
Şüphesiz bir karşılığım olacak
yağmurdan hijyen bir yalnızlığa ahd-î vefa
ah!
eli-kolu bağlı durmak böyle
-bari kendine gücü yeten bir karşılığım olsun
bir Şeddât, bir Tübba, bir İktidar
yetmiyorsa başkasına, kendime gücüm yetsin
ki bu yüklenme fiilinden varacağım saf zamana
döl olup düşeceğim
döl olup rüzgarla
düşeceğim, düşeceğim
döl olup rahimlere...
|
|