![]() |
|||||||||||||||
|
Kartaca Yıkılmalıdır! Kartaca, M.Ö. 814 yılında, Filistin topraklarında bulunan Tire (Sur) kentinden gelen Fenikeli tüccarlar tarafından Tunus yarımadasında kurulmuş olan bir kenttir. M.Ö. 6.Yüzyıl başında Babil Kralı Nabukadnezar tarafından Tire kenti yıkılınca, tüm Fenike kolonilerinin en büyüğü, en zengini ve en güçlüsü olan Kartaca bağımsız duruma gelir. Tire ve Sidon şehirlerinin İspanya ile Sicilya'da kurdukları koloniler Yunan istilalarıyla karşılaşınca Kartaca'dan yardım isterler. Sonuçta Sicilya üzerindeki Yunan gücü durdurulmakla kalmaz, Kartaca hem Sicilya'da, hem de Balear adaları ile İspanya kıyısında kendi kolonilerini kurar. Ardından Sicilya, Sardunya ve Balear adalarının tamamı Kartaca tarafından ele geçirilir; Libya ve Cezayir kıyılarında yeni koloniler kurulur. M.Ö. 520 yılı civarında Cebelitarık Boğazı'nın ötesine yollanan bir keşif birliği, Fas, Moritanya, Senegal, Gine ve hatta Madeira ile Kanarya Adaları'nda yeni yerleşimler kurar. Sürekli büyüyen Kartaca kentinin nüfus fazlası bu yeni yerleşimlerde iskan edilir. Gittikçe büyüyen Kartaca ile Roma arasında uzun yıllar süren savaşlar olur. Romalılar Kartacalıların kendilerine yaşattığı felaketlerden öyle etkilenmişlerdir ki, senatoda Kartaca tamamen yok olmadan asla güvende olamayacaklarına inanan birçok senatör mevcuttur. Bunların en ünlüsü Senatör Marcus Porcius Cato her konuşmasını "Carthago delenda est" yani "Kartaca yıkılmalıdır!" diyerek bitirmektedir. Hatta bir gün senatoya Kartaca'dan getirttiği incirleri gösterip "Bakın bu güzel incirler Kartaca'dan geliyor. Buraya 3 günde geldiler." diyerek toparlanmakta olan Kartaca'nın yeniden güçlü bir rakip olarak karşılarına dikileceğini senatoya anlatmaya çalışır. Senatör Cato her konuşmasını “Kartaca Yıkılmalıdır!” diye bitirmeye devam eder. Bu çabası nihayet sonuç verir ve Roma Kartaca'yı yok etmeyi kararlaştırır. Kartaca'nın Kuzey Afrika'daki özerk krallıklarını isyana kışkırtırlar. Kartaca'nın artık eski gücünden eser kalmaz. Nihayet M.Ö. 149 yılında, Romalıların ittifak kurdukları Numidya Kralı Kartaca'ya isyan eder. Kartaca'nın silahla karşılık vermesi savaş için gerekli bahane olur ve bir zamanların güçlü Kartaca İmparatorluğu tamamen yok edilir…
22 Temmuz genel seçimleri boyunca Solun Ortak Bağımsız Adayı Ufuk Uras gazete ve televizyonlarda sıkça yer aldı. Tıpkı Romalı Senatör Cato'nun “Kartaca Yıkılmalıdır!” sözünü hatırlatırcasına sorular nerelerden gelirse gelsin, lafı dolandırıp “12 Eylül'le Hesaplaşmalıyız!” diye bitiriyordu. Çünkü aradan geçen 27 yıla rağmen, anti demokratik ‘82 Anayasası, emekçilerin haklarının gaspları, sosyal devletin tasfiyesi, toplumun dine yönlendirilmesi, ordunun siyasete müdahaleleri, YÖK, Kürt Sorunu, insan hakları ihlalleri, farklılıklara tahammülsüzlük gibi birçok güncel sorunun köklerinin 12 Eylül darbesine uzandığı ortadaydı.
Yunanistan, Şili gibi ülkelerde darbeciler yargılanırken bizde ‘82 Anayasası'na eklenen geçici 15. madde ile darbecilerin yargılanması engellenmişti. 28 Mart 2000 tarihinde darbecilerin yargılanması için iddianame hazırlayan Adana Savcısı Sacit Kayasu'nun başına gelmeyen kalmamıştı. Başka demokratik ülkeler gibi kendi darbecilerimizi yargılamadan, darbe sonrası politikalarla hesaplaşmadan sorunlarımıza kalıcı çözümler üretmemiz zor görünüyordu.
Ufuk Uras şimdi mecliste. O oradan biz dışarıdan Romalı Senatör Cato gibi ısrarla “12 Eylül'le Hesaplaşmalıyız!” demeye devam edeceğiz. Diyarbakır, Metris, Mamak hapishanelerinde yapılanları, Bahçelievler, Maraş, 16 Mart, 1 Mayıs katliamlarını, günlerce süren işkenceleri unutmayacağız. Çünkü inanıyoruz ki bu ülkede barış, adalet ve refah içinde yaşamak istiyorsak, ırkçı ve gerici saldırıların durmasını diliyorsak, doğayla barışık bir yaşam arzuluyorsak, emekçilerin, kadınların, gençlerin, eşcinsellerin, ötekilerin, horlananların, dışlananların, yok sayılanların haklarını savunuyorsak önce Kartaca Yıkılmalıdır!.. |
||||||||||||||