|
|
Fermani Çetin
Güneşli Bir Gece (2.sayı) Bir şubat gecesiydi.
Soğuktu.
Çok soğuk.
Kestirip atan dondurucu bir kuru soğuk vardı.
Çarşı tenha sayılırdı. Ne iki yandaki kaldırımlarda, ne de ortalarındaki yolda pek kimseler yoktu. Dükkanların çoğu da kapalıydı. Yalnız kahveler
hâlâ tıklım tıklım doluydu.
Yarı koşar adımlarla yürüyordum. Eve gidiyordum.
Postahanenin hemen karşısındaki
sokağın yakınındaki bir yerde durdum.
Buz tutmuş kaldırıma oturup, sırtını hemen arkasındaki dükkanın kepengi-ne önüne yaslamıştı.
Birbirlerine geçmiş avurtlarıyla, uzun zayıf yüzüne şöyle bir baktıktan sonra:
“Sevdin, niye burada oturmuşsun?”
diye sordum dostça bir sesle.
“Güneşleniyorum” dedi teredütsüz-ce.
İnanarak konuştu.
O an gözlerimin gökyüzüne bakmalarına engel olamadım.
Yıldızlar parlak ve iriydiler.
Bir süre de duvara dayalı ince çubuğuyla, sol dizindeki el yapımı beresine baktım.
Bir Kıbrıs sigarasını yakıp verdiğimde:
“Peygamberin komşusu olasın” de-di içtenlikle.
Kendisini soran veya bir şey veren
herkese aynı dilekte bulunur.
Tam da; “Güneşi bana da göstersene!” diyecektim ki, kendisi konuştu.
“Bu güneşli havada niye başını kalın kefiyeyle bağladın?”
Hazırlıksız yakalanmıştım. Yine de kendimi toparlamam uzun zaman al-madı.
“Güneş çarpmasın diye…”
Yüzünde hiç silinmeyecek gibi bir tebessüm belirdi.
Tebessümünde saf bir kutsallık vardı.
Cevabım hoşuna mı gitmişti yoksa tuhafına mı? Sorgulamaya kalkışmadım.
“Çarpmaz!” dercesine kemikleri belirgin incecik ellerini sokağın hemen başındaki ana direğe uzatıp kaldırdı.
Üstümüzdeki lambayı, yani güneşi görmem böyle olmuştu.
Sonra:
“Güneşte oturmayı severim,” dedi.
Gözlerinde inanmanın gücünü okudum.
Rahatlığı bana da geçti.
Zemheri Şubat yanan Temmuz oluvermişti bir anda.
Başıma sarılı kefiyeyi çözüp boynuma geçirdiğimde:
“Ben de beremi çıkarmışım,” dedi
sol dizindeki beresini göstererek.
Sevdin’i o yalnız ama mutlu anıyla baş başa bırakıp ayrıldım.
Koşar adımlarla değil, aheste aheste yol alıyordum.
Güneşli gece benim de hoşuma gitmişti.
Evin balkonuna çıktığımda son bir defa daha güneşli geceye baktım, yıldızlar hâlâ parlak ve iriydiler.•
|
|