![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Yaşamı Sevmek Diye Bir Şey Bir uçarı sevda dolanır başımızda. Çeperlerine kadar zorlayarak, Deli deli akar kan damarlarımızda, Hoş kokulu baharı da severiz Sarı sıcağında. Sararmış günlerde, yağmurlar fısıldar Sevda türküleri. Bitmeyen gecelerde, karlar düşlerimize yağar.
İstemedik, istemiyoruz. Acının uğursuz gölgesi düşmesin üzerimize, Ne fidan boylarımızı toprağa verecek çağımızdı, Ne yosun tutmuş taşların ardında çürüyecek yaşımız.
Ama vurulmuşuz bir kerre, O rüzgar güzeli gözlere. Öyle garip garip bakmayın yüzümüze, İçiniz kaldırırsa eğer, Yüreğimizde eriyen yağlı kurşunları Çıkartın birer birer.
Çözün boynumuzda çürüyen sabunlu ilmikleri. Sıcak nefesimizin nemlendirdiği Kalın duvarlara bir dokunun, Bir dokunun ve anlayın bizi. Bırakın ılık rüzgarlar okşasın Zulmün soldurduğu yüzümüzü, Başak renkli ışıklar ısıtsın Donmuş tenimizi, Dağ pınarlarında yıkansın yaralarımız. Ve ne olur bağışlayın çaresizliğimizi Çocuk ellerinde cıvıl cıvıl çiçekler yerine Kendi kanımızı sunduğumuz için yeryüzüne.
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||