Ahmet Ümit
Moby Dick
Son balina da öldü.
Son balina da öldü,
denizde yağmur lekesi.
Denizde yağmur lekesi,
balıkçının küfüründe güneş,
dipte definesiz bir gemi.
Dipte definesiz bir gemi,
demir sandıkta kemikler,
çürüyen tenlerin özlemi
gümüş çerçevesiz sevgiler.
Gümüş çerçevesiz sevgileri
siliyor güvertede hayaletler,
sırtlarında kamçıların ritmi
Afrikalı bir çığlık koşturuyor
rüzgârın küflü soluğunda.
Rüzgârın küflü soluğunda
portakal renkli metaller,
çocuklar takılmışlar peşlerine;
kızlar sek sek oynamıyor artık,
çöpe atıyor serüvenleri oğlanlar,
öfkeler rahata büyümekte.
Öfkeler rahata büyümekte,
kural yıkmak büyük ceza,
ünvanıma şefkat göster,
okşa otomobilimin koltuklarını,
giysilerimi tak koluna, bilgisayarımla aldat beni,
yeni tanrımız teknoloji baba.
Yeni tanrımız teknoloji baba;
neden dizginsiz bu serseri bulutlar,
karlı dağlara elektrik verelim mi,
bu yıl da suni olsun mu bahar?
parklara plastik çocuklar dikelim mi...
Bağışla, maskesiz çıktım huzuruna,
ışığın kirpiklerimi yakıyor,
bağışla, ben umudu arıyorum hâlâ?
Bağışla, ben umudu arıyorum hâlâ,
bak, gökyüzünün rengi bozuk,
kapımızda her gün yeni bir sayrılık,
sevgiler yeni ölümlere gebe,
hepimizin dilinde aynı yalan,
yüzlerimizi görmek bile yoruyor bizi,
kum saati boşalmak üzere.
Çöktü diz üstü dünya
Vaat edilen fırtına nerede?
Vaat edilen fırtına nerede?
son balina da öldü,
denizde yağmur lekesi,
dipte definesiz bir gemi,
gümüş çerçevesiz sevgiler
rüzgârın küflü soluğunda,
öfkeler rahata yürümekte,
yeni tanrımız teknoloji baba
bağışla, ben umudu arıyorum hâlâ,
vaat edilen fırtına nerede?
Çöktü diz üstü dünya
gel atlayalım denize,
ölmüş balinaların toplantısı var
dipteki definesiz gemide.
|