Mahsusmahal ile bir ilki adımlamanın sevinciyle
Merhaba!..
Bu ülkenin belki de en fazla acı çeken, yoksunluğu en fazla yaşayan bireyleri
mahpuslardır. Hayatın yeşilinden ve o yeşilin içindeki tüm renklerden koparılıp,
tek renkli odaların sağır duvarları arasında yaşamaya mahkum bırakılsalar da,
düşledikleri dünya ve yaşama dair umutlarıyla ayakta kalmaya çalışmaktalar.
Bu umutla hayatı ve insanı takip ederek içerideki yaşamlarını üretken kılmaya
çalışıyorlar. Okumaya, şiire, öyküye, denemeye, karikatüre, resme meylediyorlar.
mahsusmahal böylesi bir yönelimin koşullaması ile doğdu.
İçeride üretilen edebi sanatsal eserleri sadece kalıcılaştırmakla yetinmeyelim
istiyoruz. Edebiyat ve dergi dünyasına bu kesitten dahil olmak ve mahpusluğu
yaşamış üstatların geleneğini devam ettirmek amacındayız.
Cezaevlerinde yoğun bir düşünsel birikim ve yazınsal üretim potansiyeli var.
Ne yazık ki bu potansiyel, edebiyat dünyasında hak ettiği desteği göremiyor.
Bu duruma sitem etmek yerine çözüm üretmek gerekiyor. mahsusmahal bu köprüyü
kurma iddiasını taşıyor.
Türkiye cezaevleri tarihinde içerideki edebi ürünleri değerlendirecek düzeyde
bir derginin yaratılmadığını görüyoruz. Cezaevi yazınıyla bu denli ilgilenen
bir kurum olmadı, oluşturulmadı. Var olanlar ise, cezaevi eserlerine dönük bir
duyarlılığı gözetse de, daha çok siyasal ideolojik yapıların bir ek faaliyeti
olan dergiler ile sınırlı kaldı. Edebiyat dünyasıyla gereken bağ kurulamadı.
İşte Mahsus Mahal’de bunu da aşmayı hedefliyoruz. Hapishanelerde üretilen eserleri
ve sahiplerini yazın dünyasıyla buluşturmak amacındayız.
Derginin sahibi hepimiziz.Yayın kurulunda, içeride olan ve yazınsal üretimini
devam ettiren mahpuslar da var, dışarıdaki eski mahpuslar da…
Dergi hazırlığına girişmeden önce, ulaşabildiğimiz cezaevlerindeki mahpusların
her konuda düşünce ve önerilerine başvurduk ve genel yayın hususlarımızı belirledik.
Sonrasında cezaevlerinden yazılar istedik. Yoğun bir katılımın olması hayli
sevindiriciydi. Tabii, gelen bütün ürünlere bir sayımızda yer vermemiz mümkün
olmadığı için bu konuda anlayış bekliyoruz…
Dergimizin adı mahsusmahal. Mahpushanelerin ‘özel yer’i olan, ‘hücre’ anlamına
gelen eski bir kavram. Biz bu hücrelerimizin kapısını sanatsal ve edebi olarak
dış dünyaya açmak istiyoruz…
İçerikte, siyasal olandan ziyade sanatsal olanla ilgiliyiz. Yazınsal açıdan
öykü, şiir, anı, deneme, mektup, mizah, edebi makale türlerini yayınlamaya çalışacağız…
Hangi koşullarda ürettiğimizin de görülmesini istiyoruz. Bu açıdan mekansal
sorunları kısaca da olsa yansıtacağız. Ülkemiz hapishanelerindeki ölüm oruçları,
tartışılabilecek ve eleştirilebilecek birçok yönü olduğunu düşünenlerimiz olsa
bile, yüzden fazla insanın ölmesine rağmen sürüyor ve ölen her insan içimizi
acıtmaya devam ediyor. Ölümlerin bir an önce durmasını, hapishane koşullarının
insani standartlara uygun hale getirilmesini diliyoruz…
mahsusmahal’in doğal bir duyarlılıkla, kolektif bir ürünümüz, bir aynamız olarak
algılanmasını bekliyoruz…
Kısa vadede ulaşmak istediğimiz hedef, cezaevleri ve yazını denildiğinde mahsusmahal’in temel bir materyal olarak algılanması, kabul görmesi. Yazın yayın dünyasının
da bizi böyle takip edip değerlendireceğine inanıyoruz. Bu amaçla, dışarıdan
yazarların da destek ve katkısı olacak. Onların röportaj ve yazılarına da yer
vereceğiz. Dolayısıyla dışarıdaki yazarlarla içerideki yazarların buluşma mekanı
olacak mahsusmahal…
Dergimizi ilk planda üç aylık periyotlarla yayınlamayı uygun gördük. Yayın hayatımıza
yeni başlamamız nedeniyle, kimi teknik yetersizliklerin olması gayet doğal.
Bunu da zamanla giderebilmemiz için eleştiri ve önerilerinizi bekliyoruz…
mahsusmahal cezaevlerinde yazan adli ve siyasi tüm mahpusların dergisi, sesi
olmaya çalışacak. Dergimizi bütün cezaevlerine ulaştıracak ve bize ulaşan eserlere,
kendini tanıtma zemini olacağız. Çünkü cezaevlerinde güçlü kalemlerin var olduğu,
bu potansiyelin mutlaka açığa çıkarılıp, yazın yayın dünyasıyla buluşturulması
gerektiği inancındayız…
mahsusmahal üç yıldır devam eden ve Anadolu Kültür tarafından yürütülen ‘Hapishane
Duvarını Aşmak’ projesinin bir devamı olarak da görülebilir. Bu proje kapsamında
hapishanelerde yazılan Şiir, Öykü, Deneme, Mektup ve Karikatürlerden oluşan
yedi kitap yayınlandı. Bu üç yıllık çalışma mahsusmahal’in ortaya çıkmasına
vesile oldu. PEN Hapisteki Yazarlar Komitesi Projesi olan mahsusmahal Dergisi
Uluslararası PEN Dernekleriyle de işbirliği içinde olacak. Buna bağlı olarak
tüm dünyada hapiste bulunan yazar ve sanatçılar mahsusmahal’in doğal yazarlarıdır...
mahsusmahal