İçeriden dışarıya, dışarıdan içeriye köprü kuran dergi; mahsusmahal...İçeriden dışarıya, dışarıdan içeriye köprü kuran dergi; mahsusmahal...

 

 

 
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Sayılarımız
Öyküler
Şiirler
Denemeler
Karikatürler

2010 mahsus mahal ödülleri töreni

2010 MAHSUS MAHAL ÖDÜLLERİ VERİLDİ

Mehmet Akgül – Evrensel İSTANBUL

HAPİSHANELERDE zor koşullara rağmen yazınsal faaliyetlerini sürdüren yazarlara verilen Mahsus Mahal Edebiyat ve Dostluk Ödülleri’nin üçüncüsü sahiplerini buldu. Galatasaray’daki Hazzo Pulo Restorant’ta yapılan törende Mahsus Mahal Dostluk Ödülü, edebiyatta 45 yılını dolduran Şair Sennur Sezer’e, Edebiyat Ödülleri ise 14 yıl cezaevinde yatan Mehmet Taşdemir’e ve 10 yıl cezaevinde yatan Özgür Soylu’ya hapishane günlerinde yazdıkları kitaplardan dolayı verildi. Sennur Sezer, edebiyat yaşamı boyunca hapishanede yazanlarla dayanışma içinde olduğu ve duyarlılığını süreklileştirdiği için bu ödüle layık görüldü.

YAZIN AKADEMİSİ: CEZAEVİ

Birçok yazar ve sanatçının katıldığı ödül töreninde söz alan Mahsus Mahal Dergisi Yayın Yönetmeni Aytekin Yılmaz, 20. yüzyılda Türkçe edebiyatta toplumsal gerçekçiliğin hapishanelerden çıktığını söyledi. Yılmaz, Nâzım Hikmet ile başlayarak, Ahmet Arif, Enver Gökçe, Can Yücel ve günümüz çoğu toplumsal gerçekçi edebiyat damarlarının hapishane kökenli olduğunu ifade etti.

Yazar Ragıp Zarakolu da cezaevinde yazmanın bir direniş olduğuna vurgu yaptı. Türkiye’deki cezaevlerinin aynı zamanda yazın akademisi işlevini de gördüğünü ifade eden Zarakolu, TÜYAP kitap fuarında hazırladıkları panele katılacakların birçoğunun hapishanede olduklarını hatırlatarak, dışarıdakilerin içerde yazanlara kayıtsız kalmaması gerektiğini belirtti.

‘KEŞKE HAPİSHANELER DE, BU ÖDÜL DE OLMASAYDI’

Edebiyatta 45 yılını dolduran Şair Sennur Sezer ödülünü İstanbul İsveç Konsolosu Amelie Heinsjö’den aldı. ‘Keşke hapishaneler olmasaydı bu ödül de olmasaydı’ diye konuşan Sezer buna rağmen yaşamı boyunca aldığı en önemli ödüllerden biri olduğunu belirtti. Sezer, kapıları hiç kapatılamayan ve sürekli genişletilen hapishanelerin hiç olmaması için herkesin bir şeyler yapması gerektiğini de ifade etti. Yazmanın içerde ya da dışarıda biraz özgür olmak biraz başkaları özgür olsun diye insanlığından utanmamak olduğunu söyleyen Sezer, “ceza, insanlar iyi olsunlar diye verilir ancak ülkemizde ve dünyada düşünce suçu denen şeye ceza, insanlar düşüncelerinden caysınlar diye veriliyor. Cumartesi Annelerine ve kayıp yakınlarına destek vermeliyiz. Cezaevinde siyasi tutukluların aileleriyle özgürce görüşme hakkı için herkesin sesini yükseltmesi gerekir. İnsanların düşüncelerinden dolayı cezalandırılmaması için herkes bir şeyler yapmalı’ şeklinde konuştu.
Yazmanın içerdeki karanlığın sonunda yanan bir ışık olduğunu söyleyen Mehmet Taşdemir, ödülünü Yazar Ragıp Zarakolu’ndan alırken, Özgür Soylu ise ödülünü içerde olan ve yazmaya devam eden herkes adına aldığını söyledi.

Ödül gecesine yazar Ayşe Sarısayın, Adnan Özyalçıner, Ragıp Zarakolu, Ömer Laçiner, Sezai Sarıoğlu, Gülsüm Cengiz, Derviş Zaim, Emin Karaca, Özlem N. Yılmaz, Alparslan Nas, Hivren Demir Atay, Ahmet Çakmak; Gazeteci Ayça Örer, Zeynep Atay, Neriman Soylu, Mehmet Akyol, Aktivistler Faik Akçay, Mithat Olcay, Arman Yılmaz, Ebru İlhan, Esra Bakalbaşı, Münise Emek, Özge Özil, Mehmet Yılmaz, Gönül Seven, Can Kara gibi çok sayıda gazeteci, yazar ve sivil aktivist katıldı.

 

 
Mektup Bekleyenler
Dergiyi Edinmek
Bağlantılar
İletişim
Ortak Kitaplar
Basında Kitaplar
Kitap Çıkaranlar
Mahsus Mahal Türküsü
Bize Yazın
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
   

Google