İçeriden dışarıya, dışarıdan içeriye köprü kuran dergi; mahsusmahal...İçeriden dışarıya, dışarıdan içeriye köprü kuran dergi; mahsusmahal...

 

 
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Sayılarımız
Öyküler
Şiirler
Denemeler
Karikatürler


iki kıyı arasında kapak

** Mahsus Mahal Dergimizin 12. sayısı çıktı, almayı unutmayın...

 

** 2009 Mahsus Mahal Öykü Ödülünü kazanan
Muzaffer Tansu'nun kitabı "İki Kıyı Arasında" Mahsus Mahal Kitaplığı'ndan yayınlandı...

 

** Mehmet Taşdemir'in yeni kitabı çıktı:
Anisya'nın Evi /Agora Kitaplığı / Öykü

 

** 2009 Mahsus Mahal Ödülleri Verildi...

 

** Mahsus Mahal Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Aytekin Yılmaz'ın 2001 yılı Musa Anter İnceleme Araştırma ödüllü kitabı Doğu'nun Talanı ve İnkarı'nın genişletilmiş ve gözden geçirilmiş 2. baskısı Belge Yayınları'ndan çıktı.

 

** İZMİR KIRIKLAR 2 NOLU F TİPİNDEN Bir Mektup Var...

 

** Mahsus Mahal yazarlarından Kenan Yücel'in 2. şiir kitabı Örselenmiş Ruhlar Bandosu Şiirden Yayınları'ndan çıktı.

 

** MAHSUS MAHAL DERNEĞİ KURULDU

 

** 2008 yılında verilen 1.Mahsusmahal Şiir ve Öykü Ödüllerinden Şiir Ödülünü kazanan Yalçın Hafçı'nın dosyası Mahsus Mahal Kitaplığı'ndan yayınlandı...

aytekin yılmaz mahsus mahal Hapishane ve Edebiyat
Son dönemlerde ‘hapishane edebiyatı’ söylemi çok kullanılır olmaya başladı. Mahsus Mahal’e gelen yazılarda ...
Aytekin Yılmaz
Yalçın Hafçı Mahsus Mahal Yazarlarından Zamane Hapishaneleri
F tipi hapishaneler sekizinci yılına girdi. Bu süre boyunca arada bir gündeme gelmesine rağmen kanıksanan mutlak ...
Yalçın Hafçı
latife tekin Rüya Estiren Rüzgâr
“Erkek yaşlanır rezil olur, kadın yaşlanır yiğit olurmuş.” Böyle yoksul kocakarılardan biri, yoksulluk üzüntüsü çeken ...
Latife Tekin
sehmus ay şeyhmus ay şehmus ay mahsus mahal şiir Kapılar Kapanınca
Tüm kapılar kapandığında, nereye kadar kaçabilir insan? İnsansızlaştırılmış bir mekânda insan nerede aranabilir? ....
Şeyhmus Ay
adnan ozyalciner özyalçıner edebiyat mahsus mahal Nazım Hikmet Okulu
Öncelikle yazamak çok okumaktan geçer. Yaşadıklarımızdan öğrendiklerimiz olduğu gibi ....
Adnan Özyalçıner
veysel avcı mahsus  mahal Beyaz Leke
Çocuklar zamanın dışına taşan gamsız bir neşeyle misket oynamaya kaptırmışlardı kendilerini. Toza toprağa ...
Veysel Avcı
tülin dursun Devrimcilerden Şairler Doğar
Ve onlar; Yalnız şiirlerinde özgürdürler. Eğer içeride devam ediyorsa yaşamları, her şeye yeni başlamışlardır.....
Tülin Dursun
ahmet ümit Nazım Yoldaş
Parti Okulu’nun kapısından öfkeyle çıktım. Çıkar çıkmaz gecenin serinliği çarptı yüzüme; kuru, kar kokan bir soğuk. ....
Ahmet Ümit
özlem n yılmaz Külkedisinin Öteki Masalı
Yaşlı adam, solucan gibi kıvrıla kıvrıla bacaklarından kucağına doğru tırmanan torununu fıldırıp atıverdi. Çocuk yüzüstü
...
Özlem N. Yılmaz
Gemide Denize Hasret
Donanma Davası’nın Kerim Korcan’dan sonra gözaltına alınıp sorgulanan ikinci sanığı
...
Emin Karaca
rengin özesmi Yazmak Duvarları İtmek
Yarın sabah kapı açılmayacak. Yazı sessiz sedasız duvardan süzülüp gidecek. Hiç kimse görmeyecek ve
...
Rengin Özesmi
sennur sezer evrensel mahsus mahal Köşedeki Erik Ağacı
Bir ay boyunca güzel, ışıklı, umutlu ne görürsem aklımda tutmaya, biriktirmeye çalışıyorum. Size yazabilmek
...
Sennur Sezer
sezai sarıoğlu Edebiyat mı?
“Tarihe Bak Anlarsın”

Yıl 1948… Ankara… Öfkeli anti-komünist genç, “Milletvekilimiz Behçet Kemal Çağlar” ...
Sezai Sarıoğlu
hasan kıyafet Unutmuyoruz
Cezaevlerinin tarihi, özel mülkiyetin tarihi kadar eskidir. Güçlüler, bir biçimde el koydukları artı değeri, ...
Hasan Kıyafet
mehmet taşdemir İçimizdeki Hapishane
Aytekin Yılmaz’ın “İçimizdeki Hapishane – Labirentin Sonu” adlı kitabı üzerine düşünürken küçük bir keşifte bulundum. ...
Mehmet Taşdemir
muzaffer tansu sakarya ferizli cezaevi Öylesine Bir Gün
Saat sekiz. Güneş küsmüş. Aydınlatmıyor akşamdan kalanların sabahını. Oda loş, izbe... Perdeler kapalı, ...
Muzaffer Tansu
1. sayımız
2. sayımız
3. sayımız
4. sayımız
5. sayımız
6. sayımız
7. sayımız
8. sayımız
9. sayımız
10. sayımız
11. sayımız
12. sayımız
hapishane ve edebiyat dergisi mahsus mahal'in 11. sayısının kapağı

mahsus mahal dergisi 12. sayısı

Mahsus Mahal'e ulaşmak çok kolay

Sevgili Mahsus Mahal Dostu…

İçeriden dışarıya, dışarıdan içeriye edebiyat köprüsü kuran dergimiz 10. sayısı ile birlikte 3. yılına girdi. Kriz şartlarında ekonomik açıdan biz de zorlanıyoruz. Bilindiği gibi dergimizin hedef kitlesi cezaevindeki mahpuslar. Tüm cezaevlerine ücretsiz dergi gönderiyoruz.  Hiç olmazsa dışarıdaki dostlarımızın dergimize destek amaçlı abone olmasını istiyoruz. Abone olarak, abone ederek Mahsus Mahal’in çıkmasına ve hapishanelere ulaşmasına destek olun…

Mahsus Mahal Destek Aboneliği olan yıllık 50 TL’nı
Mehmet Yılmaz – Yapı Kredi Bankası Parmakkapı Beyoğlu şubesindeki
042 / 80156436 nolu hesaba yatırabilirsiniz…

Derginizin gönderileceği adresi bilgi@mahsusmahal.com’a e-posta ile
ya da 0533 638 47 68 nolu telefona sözlü olarak iletebilirsiniz.

Mahsus Mahal’e Başka Nasıl Ulaşılır?..

İnternet üzerinden buradan satın alabilirsiniz...

Dergiye ulaşmanın diğer alternatifleri burada...

MAHSUS MAHAL KİTAPLIĞI 4 Kitapla Yayın Hayatında

2. yılında mahsusmahal dergisi hapishanelerde yazan mahpusların ve dışarıya çıkmış eski mahpusların sesi olarak yayınını sürdürürken, şimdi de aynı ekip tarafından Mahsus Mahal Kitaplığı oluşturuldu. Mahsus Mahal kitaplığı'nın ilk dört kitabı okurların ilgisine sunuldu.

Hapishane Dünyası adlı derlemede, hapishane üzerine her biri birbirinden ilginç gözlem ve hatıralarla dolu 15 tanıklık var. Yazarların anımsamak ve anlatmak istemediği ama böyle bir çalışma için yeniden teşrih masasına yatırdıkları hapishane ile ilgili bir çalışma çıkmış ortaya. Her biri kendine özgü bir anlatı üslubu ve değişik bakış açısıyla içinde tutulduğu hapishaneleri anlatan 15 mahpusun bu son derece ilginç hatıratı, araştırmacılar için Türkiye hapishaneleri hakkında değerli bir kaynak olmaya adaydır.

Esir Düşler Irmağı hapishanelerde yazan 17 yazarın öykülerinden yapılan bir derleme. Aytekin Yılmaz ve Müge İplikçi'nin editörlüğünde toplanan öyküler bambaşka dünyalara açılan birer düş penceresi gibi. Hapishane öykücülüğünde yeni bir düzeye işaret eden Esir Düşler Irmağı mahsusmahal kitaplığı'nın bundan sonraki düzeyi açısından da oldukça dikkate değer bir çalışma.
Aytekin Yılmaz'ın ilk baskısı İletişim yayınları tarafından yapılan ve yayımlandığında bizi hapishaneler üzerine bildiğimiz her şeyi yeniden öğrenmeye zorlayan kitabı İçimizdeki Hapishane yeniden mahsus mahal kitaplığından kitapseverlerin ilgisine sunuldu. Kitap üzerine geliştirilen tartışmalar kitaptan daha fazla bir toplam oluştururken, İçimizdeki Hapishane bir nevi içimize dönüp çıplak gözlerle bakma çağrısı gibi duruyor.

2008 Mahsus Mahal Şiir Ödülünü kazanan Yalçın Hafçı'nın Şehla Balıklar Denizi adlı dosyası da Mahsus Mahal Kitaplığı'ndan yayınlandı...

 
 
nusret yıldız erzurum Yalnız Kemanlar
Sistemin varoluşsal eylemi, tutsakların kişiliğini öldürmektir. Tutsağın ölümü iktidarın içselleştirilmesidir; ölüm ...
Nusret Yıldız
aydın engin tırmık mahsus mahal Kelebeğin Kanadıyla Direnmek
Tutukluluk sona erdi. Yargıç hüküm kesti: 7,5 yıl...
Umudun kırıldığı andır. Oysa ...
Aydın Engin
ahmet akgün sincan f tipi mahsus mahal Felizasyon
Her şeyin güvenlik amaçlı gerçekleştiği bir yerdir hapishane. Başlangıçta kulağa hoş gelse de, gerçekliğinin ....
Ahmet Akgün
Neşe Yaşın 1959 yılında Lefkoşe’de doğdu. Dört şiiir kitabı yayımladı. Bölünmüş Kıbrıs’ın her iki tarafında da tanınan ve adada konuşulan iki dilde de okunan bir şair oldu. Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi için uğraş veren barış gruplarında çalışmalar yaptı. Üzgün Kızların Gizli Tarihi ilk romanı. Benim Hapishanelerim
Ben hiç hapse girmedim. En uzunu 24 saat süren gözaltıları saymazsak hapsedilmeyi yaşamadım. Ama ...
Neşe Yaşın
ilhan döğüş Devletin Hayata Döndüğü Operasyonlar
Devletin, akıl ve hukuk dışı bir şekilde, 18 yaşındaki gençleri sadece duvara yazı yazdı, ...
İlhan Döğüş
haydar ergülen Saklı
Zafer Ekin Karabay’ın daha önce de şiirlerini okumuş olmalıyım. Fakat dikkatimi asıl olarak 1999 Yaşar Nabi ...
Haydar Ergülen
gürsel karaaslan Nerdesin?
Onunla dağda, bayırda yan yana yürürken bir zamanlar, tanrı açık bir şekilde ceza olsun diye ayırmıştı her ikisini. ....
Gürsel Karaaslan
nevzat güngör Kahkahalarımı Kaça Satın Alırsınız?
Kahkahalarımı satmaya karar vermiştim, son bir yıldır neredeyse hiç ...
Nevzat Güngör
Yüzleşme
Geçen Pazar günü benim de danışma kurulunda  bulunduğum Toplumsal Olayları Araştırma ve Yüzleşme ...
Markar Eseyan
Rağmen Koğuşu
“Bu dünyada iki ömür gerekli, ilki tecrübe kazanmak için, diğeri tecrübeyi harcamak için.” İranlı şair Furuğ’a ait olan bu ...
Karin Karakaşlı
Demokratik Yenilenme ve
“Yüzleşme”

Demokratik bir yenilenmenin, yeniden yapılanma iradesinin, aynı zamanda bir “yüzleşme” ...
Cafer Solgun
Söz Irmağındaki Gözyaşlarına
Bazı yazarlar, yazdıkları her satırda, ruh verdikleri her karakterde, okurlarına “Ben bu satırları yazarken, içim o kadar acıdı ki; mürekkebim göz ....
Nibel Genç
Şêx Mehemed Düzü’nün
Mehmedi*

Şehri kadimin en alımlı yeri olsa da Şemsiler Kayalığının üstü “Şêx Mehemed Düzü”, yaşıyorken kimse anılan mekâna imrenmez....
Şeyhmus Diken
Manolya Çiçeği
Elazığ  İstanbul arası yaptığım yolculuklarda, Sivas’ın Gürün ilçesi mola yeriydi. Yolculuklarım çoğunlukla kış aylarında olurdu. Sivas’tan geçerken buzdan ...
a. İbrahim
Barışa Bir Şans Verin!
26 Kasım Cuma günü İstanbul’da benim de aktivistlerinden olduğum Küresel Barış ve Adalet ...
Mehmet Göcekli
Sarı Saçlar, Renkli Gözler,
Steril Güzellikler

Tarih, alternatif akla ve araçlara sahip toplumsal meşruiyet ile sistemin yasallığı arasında ....
Feyza Hepçilingirler
Nasıl Yazmamalı?
“Mecburen, mecburen, mecburiyetten” Afrika sıcakları ile boğuşuyorum. Bir yandan da stadyum büyüklüğünde ....
Didem Madak
Kuşların Güzergahı
“Dışarıda gürül gürül akan bir dünya”, içeride parsellenmiş bir avuç gökyüzünü seyrederken, Ahmed Arif'in dizeleri ....
Seyit Oktay
Hayvanın Sesi
Nurayev, İngiliz Kraliyetine ait opera ve bale salonunda sahne aldığının ertesi günü, İngiliz gazetelerinin birinde şöyle ...
Sema Kaygusuz
Kadın ve Eşit
“Kadın ile erkeğin eşitlendiği yer neresidir?” sorusuyla karşılaşsaydınız vereceğiniz ilk cevap ne olurdu? Yıllar önce ...
Ruşen Özkan
“Senin İçin Topladım”
Her kelimenin her insanda farklı bir iklim yaratma hüneri vardır ya, benim içimdeki en ılıman iklimi yaratan da ....
Nilgün Gürbüz
Mutluluk
Alaca karanlık yavaş yavaş yerini karanlığa bırakmaya başlamıştı. İşyerlerinin ışıkları yanıyor, evlerde perdeler ...
Mehmet Zengül
Benim Hapishanelerim
“Hapishane”, belleğime yerleşmiş, öğrendiğim ilk kelimelerden biri olsa gerek. Kelimenin ilk çağrıştırdığı ....
Muhsin Kızılkaya
Geçer
oturmuş bekliyorum bilmem ki böyle neyi
ne kuş ne kervan ah ne puşt bu devran....
Kenan Yücel
Hatıralar Kuşlar Gibi Dal İster Konacak
“Benzemez insan dostlarıma/ Ağaçlar gölgesini esirgemez/ Güneş köpeğimden daha ...
Şükrü Erbaş
Temiz Havalı Dubleks ..
Alt kattaki salondan bir kapıyla dosdoğru bahçeye çıkıyorsunuz. “Kartal' da, temiz havalı, müstakil bahçeli ...
Şanar Yurdatapan
Hapisaneden Mektup Vaaar...
Mektuplar... En çok hapishanelerde beklenir… Gözler, görevlinin sesindedir. “Postaaa… ...
Adnan Genç
Nerde O Eski Mahpushaneler!
12 Mart 1971 sabahı küçük abim Taşkın telefonla aradı. Çok neşeliydi: “Gözümüz aydın, reformlar başlıyor!” dedi. ...
Baskın Oran
Tel Örgüler Arkasında Sevgi'yle
Üst ranzaya çıkıp demir parmaklıklı pencereden dışarı bakınca kale görünürdü. ...
Oya Baydar
Tartışmasız Haklılık Halinin İki Öznesi
Bir şiir seçkisi çalışması sırasında, kendimi değerli bir şairimizle neredeyse bir ...
Sabri Kuşkonmaz
Mekan Olarak Hapishane
Hapishaneci Olarak Mima
r
Mimarlık bir bakıma mekânın işlevsel örgütlenmesi işi olarak tanımlanabilir. ...
Ertuğrul Kürkçü
Uzaktan Türkiye'ye Bakmak
Bir yabancı yazarın gözünden Türkiye'nin nasıl göründüğüyle ilgili size bir fikir vermem istendi benden. Bu konu üzerinde ...
Eugene Scholgin
Bizim Koğuş
Siyasi iktidar -çoğu zaman böyledir bu- kalabalıkları ilk kez radyo tamir eden huysuz bir adam gibi yönetir; tamirat ...
Mehmet Salim
Hapishane Duvarlarını Aşan Sesler
Siyasi iktidar -çoğu zaman böyledir bu- kalabalıkları ilk kez radyo tamir eden huysuz bir ...
Ece Temelkuran
Dostoyevski'nin Prangaları
Dünyanın en ünlü yazarlarının çoğunun tutuklandığını, zindanlara atıldığını, işkence gördüğünü biliyoruz. ...
Sezer Duru
Köprüleri Kurmak
Tarih boyunca siyasi tutsaklar nezdinde cezaevleri, halkın gelecek umutlarını söndürmenin, toplumsal ...
Celalettin Can
"Yeni Sesler" Üstüne Düşünceler
Belge Yayınlarının “Yeni Sesler” Dizisi, Ayşe Nur Zarakolu tarafından, yayınevinin 10. ...
Ragıp Zarakolu
Hukuk Ne İşe Yarar
Geniş bir ova vardı ağaçlar ve çimenlerle kaplı. Yaşamın bütün güzellikleri galiba oradaydı. Kuşlar, börtü böcek… Sanki ...
Müge İplikçi
İçerdeki Mutlu Dışardaki Mutsuz
Şaşarım bu bizim oraların neşesine. Kuşbakışı bir şeyler söylemeye kalksan, aman ne ...
Özgür Soylu

GİTMEK YOK

...
varsın incinip kırılan hayatlar gölgelesin
iz bıraksın ömrümüzün gözüne
varsın tek ve gür sesli tüm kalabalıklar
eteğinden döksün bizi
varsın  eli kara adamların 
bir hışımla kopardığı tespihin, yalnızlık rengindeki kayıp boncukları olalım


biz o iz’lerden tanırız işte birbirimizi
her nasılsa o iz’lere tutunup çıkarız
her defa yeniden ve yeniden
dağılan yanları  toplayıp
bir iz'li gül(üş)ü iliştirip  ağız kıyımıza
üç elimizle yapışırız hayatın yakasına

avuçlarımızda kırıntı kırmızı umutlar:
bekleyeceğiz ve hiçbir yere gitmeyeceğiz...

Nilgün Gürbüz

.........................................................

SESLİ BULUŞMALAR

Sır tutmayan aynalara,
yüzünü as,
odaların köşelerine...
Bir avuç gün batımı serp
Zifir ve ışık
Birbirini taşıyan,
seslerle çoğalan,
vuruşan,
sarpa saran,
divit ve hokka mahşeri
yaramazca,ıslaklık,
ter koşuşturması.
sürdür kendini

Sır tutmayan aynalara
kendini as,
yeniden bakmak için...

Şubat 2004 Ahmet Akgün

..............................................


Basında Mahsus Mahal

2 Haziran 2008 / Radikal / Sadık Elhan
13 Şubat 2007 / Birgün / Seray Şahiner

27 Ocak 2007 / Birgün / Şeyhmus Diken
17 Ocak 2007 / Radikal / Haydar Ergülen
06 Ocak 2007 / Birgün / Çiğdem Mater
05 Ocak 2007 / HaberTe
02 Ocak 2007 / Evrensel / Ulaş Emre
01 Ocak 2007 / Birgün / Ulaş Gürpınar
28 Aralık 2006 / Diyarbekir.Net



05 Ocak 2007 BİA Haber Merkezi / (AÖ/TK)
"Mahsus Mahal" Dergisi Cezaevinden Çıktı
Cezaevindeki tutuklu ve hükümlülerin öykü ve şiirlerini içeren ve PEN Hapisteki Yazarlar Komitesi projesi olan "mahsusmahal" dergisinin ilk sayısı çıktı. Derginin hedefi "duvarların ötesindeki kalemleri dışarıdaki hayatla buluşturmak".
Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin yazdığı öykü ve şiirlerden oluşan üç aylık "Mahsus Mahal" dergisinin ilk sayısı çıktı.

Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN) Hapisteki Yazarlar Komitesi'nin projesiyle gerçekleştirilen derginin yayın yönetmenliğini, daha önce Hapishaneden Şiirler, Hapishaneden Öyküler, Hapiste Yazmak kitaplarının da yazarı olan Aytekin Yılmaz üstlendi.

Derginin bu ayki sayısında, Nusret Yıldız, Şeyhmuz Ay, Aytekin Yılmaz, Nibel Genç, Sezai Sarıoğlu, Hasan Koç, Sezer Duru, Şanar Yurdatapan, Ece Temelkuran, Nevzat Güngör, Haydar Ergülen, Sennur Sezer, Müge İplikçi, Şeyhmuz Diken, Ruşen Özkan, Yalçın Hafçı, Önder Birol Bıyık, Burak Kayaoğlu, Veysel Avcı, Mehmet Boğatekin, Mehmet Taşdemir, Şadiye Manap, Celalettin Can, Ragıp Zarakolu, Bülent Şamcı, Özgür Soylu, Ahmet Akgün, Kenan Eksin, Abdullah Altun, Barış Işık, Özgür Tüzün, Özlem N. Yılmaz, Mehmet Göcekli, Naif Bal, Özgür Tuna, Yalçın Hafçı, Muzaffer Tansu, Mitat Çelik'in yazıları bulunuyor.

"Edebiyat dünyası, duvarların ötesiyle bağını kopardı"
Derginin ilk sayısı nedeniyle yapılan açıklamada, 90'lardan bu yana edebiyat dünyasında cezaevinden yazan insanlara rastlanmama nedenini, edebiyat dünyasının duvarların ötesiyle bağlarını koparmasına bağlanıyor.
"mahsusmahal, epeydir unutulan tutuklu kalemlerin, edebiyat dünyamıza açılması ve içeriyle dışarı arasında yazınsal bir köprü oluşturma amacıyla yayın hayatına başlıyor."
Dergi, çıkış amacını "soğuk duvarların ötesindeki kalemleri dışarıdaki hayatla buluşturabilmek, kalemlere beyaz bir sayfa olmak, içerdeki edebiyatla dışarı arasında sözcüklerden bir köprü inşa etmek" olarak özetliyor.

.......................................................
Sizden Gelenler.............................
.......................................................

Bir Tek Hüzün Paklar Beni

sularım durulmuyor
içimde yabanıl yağmurların
uğultusu
kendi yangınımın kundakçısıyım
bir şeyleri anlatmaya yetmiyor
kelimelerim
yüzümü döktüğüm defterlerim
bomboş
dolmuyor sayfaları kalbimin
eski sorularımı yeniden çıkarıyorum
çekmecemden
(şairlerin sormayı pek sevdiği):
-kaç geceden oluşuyor içime çöken
karanlık
-kaç kişi taşıyorum içimde?

Kelimeler kötü biten bir aşk tadı bırakıyorken
ağzımda,
kaç cümleyle açıklayabilirim dünyayı?

Mutsuzluk gizli mesleğimdir, demiştim
bir keresinde
artık mutsuz bile olamıyorum

şehrin günahlarını çoğaltan yağmurlarda
ıslanamıyorum
linç güruhları dolaşıyor damarlarımda
şiire dönüşemiyor sözlerim
sırtımda kırbacı tarihin lanetinin
girdiğim her sokakta yolumu kesiyor
nefretin bekçileri
vahşetin kol gezdiği bir sokak gibi
içim
içim yakılmış bir kentin terkedilmiş göğü

Şehmus Ay

...............................................

GEL

Senin için kurumuş göl kenarına salıncak yaptım,
Dağların başını da eğdim,
Gel artık.
Toprakta ayak kokunu bırakmadan gel,
Köpekler kokunu almasın.
Gecenin ayazında ısınacak mumumuz da var.
Gel dememi beklemeden gel.
Yansımanı izleyecek bir kova su buldum.
Koşarak değil,
Uçarak değil,
Doğarak gel.
Yiyecek bir de yumurtamız var,
Sarısını sen yersin,
Akını ben.
Susuz kalmazsın, ben nisan damlası içiyorum.
Işıksız da kalmayacağız, güney duvarımız çatlak.
Gasp edilen çocukluğunu da geri aldım,
Bir sürü uçurtman var artık.
Senin için özlemlerinin hepsini topladım,
Gel de al.
Senden çalınan her şeyi kapıma bırakmışlar,
Sen bana gelesin diye
Geliyorum de, sen bendesin

26.08.08
Atilla YAŞRİN

...............................................

Memed

Söylemez gülmez idi
Belki bir sevdanın içinde uyumuş idi

Ergen masum ve boş yere

Yemin etmeden günahlara
İç suyunu döktü sağır geceye

Başının üstünde hiç kent göğü

Oraya taşıdılar onu
Okşadılar önce bilmediği bir dille
Buz gibi mermere yatırdılar
Buz kesecek yüreği soğuyacakmış
Gitmeden önce öteye

Soluktu üşümüş gölgesi

Rengin Özesmi

...............................................

GECE GELEN GARDİYAN

Usul çek kürekleri
Mehtap derin uykuda
Sükun tembihlerinde
Gece gelen gardiyan

Karanlık delik deşik
Cirit atar yıldızlar
Uçsuzluk kervanında
Samanyolu toz duman

Koğuşlarca haneler
Uykunun fetvasında
Gün görmenin çilesi
Dolmaz sızıp kalmadan

Zifiri gerdanlarda
Cıngıllı prangalar
Kırılsa ah şu kiriş
Ağaracak er geç tan

Gün olur döner devran
Geceler kara zindan
Yıldız yıldız kaymalar
Ensemizde an be an

Can Ceylan

...............................................

EMEĞİN ÇOCUKLARINA HİKAYE

kızıl gün bitti
çocuklar artık ekmek kırıntıları arasında özgürlüğünü aramayacak

yeniden başlamak gerekiyor aslında
hayata ve aşka
hayata ve aşka yeniden başlanırsa
yalanlarını kendine bile gizleyemeyen adamlar
şimdinin salıncağında boşuna salınmayacaktır
hem de delilerin gülesiye sevdiği yerde

ama ben umudumu kesmiş değilim
çalgıcılardan ve borsacılardan
çünkü ne zaman göğe baksam ellerimle
bir atlı
gelinlik giymiş bir kadını güldürürdü atalarından

ilker gören

...............................................

GICIRTILI GECE

Üstünde işlek düşlerin ışıltısı
Sarı bir ıslık çalıyor,uzuyor raylar...
Tramvaylar geçiyor kulaklarımdan
Tramvaylar demir gıcırtılı,çığlıksı...
Bir bulut kaynıyor kafamda,içime yağmur yağıyor
Ah şimşekler düşüyor kalbimin kara sularına...
Bir balık zıplıyor birden ıslanıyor karanlık
Ala bir balık,kırmızı sarı pullu...
Yanıp sönüyor pulları dalıyor suya
Sıkıyorum dişlerimi,dişlerimin arasında
Orlon bir örgü oluyor zaman
Tüylerim diken üstünde bir ordu...

Bir ses geliyor sesler içinden
Bir radyo,yeşil yeşil bakıyor
bir şarkının gözlerinden...
Gene karıştı dalgaları
Radyo hışırtılı.
Bu gece her şey yeşil
Bu gece her şey gıcırtılı
Dolap,radyo,kapı...
Dört yan duvar
Duvarda yeşil gece havaları...
Yine bir tramvay geçiyor kulaklarımdan
Şimdi de bir nöbetçi ıslığı
Gözlerim bir açık,bir kapalı...

Bülent Şamcı
Sincan F Tipi Cezaevi

...............................................

ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA

Fazla bu aynadaki ruj, ip iriyse kuklalar cani
İntihar ağzının içinde gizli, fayton akşamında kus
Titrek masal yuvaları bir de, üşütme gözlerini yaprak
Yarın bütün şeytanlar namaza duracak, en eski seneli
İçtiğim dudakların yassında yaslanmış aklıma nay, us
Tura acısı bu toplama kamplarında yalnızlık, delinmiş
Hor görülmüş bir sokakta yalınayak koştuğum çaylak
Kızım ben dünyanın erittiği bir forumsuz edebiyatım
Giderek siyanürleşen akşam haberlerine akordeon, teşne
Sevdiğim bütün kadınları aynı limanda yitirdim, acının
Yozu yoktur, acı acıdır, yalnızlığım sokağına muhtaçtır
Dalına mı susadın Yaprak, annesiz elma ağacının örs
Ünde büyür uzun bir yatılı doğu penceresinde heves
Dağlarımız var kardan, çatısız aşklarımız, aşksız parçalığımız
Kadınlarımız var hüzünlerine kına yakan, talihsiz
Şakşaklarımız var, omuzlarda taşınan çeyizlerimiz

Kimden döndüysem yağız bir bulut damlası, damıtılmamış
Beden kilitli anılara, günah sesten sıyrılmamış, patavatsız yol
Gittikçe yiten bir çocukluk, yittikçe beni arsız kılan, moralin
Bozuksa süt sağ zarı patlamış gecenin kirli gelinliğinde nay
Sisler uzuyor, gelincikler kuruyor, masalar kurşun mezesi
Sahneyi daralttık, bölünmüş ne kadar uyku varsa kanattık
Sömürgelerin tarihidir insanlık, senin gözlerinde çiftleşen
Hüznümün annesidir, uçurumu kopmuş bir düş, bağ
Evlerinde soğuk almış eski kara kırgın göçebe çıplak!
Sanma bu yaralar bir gün elbet yağmurla yamanacak
Dahası var nay, gör ki kaç yaprak şiirin kudretinde
Yüreğine batmış o afacanlıkla gülüşür, yine gör ki ışıklar
Beni parçalayacak köpeklikte değildir, git bir hayır kurumunda
Evet dağıt çocuklara, git bedenini bozdur bir kuytuda, sonra suyun
Derininde kanayan o uçsuz suçsuzluğuna dal,

Şimdi sen olsan, her şeyden öte gelsen, çay koysam sana
Yakandan düşürdüğün kurdeleyi yarama sarsan, olsan
Eski fotoğraflardan bir sonbahar yaratsak bu haneye
Sen olsan olur muydu, metal çalın lan, forumsuzu
Kan kusan talihsiz kopyacılar sizi, metal çalın
Metalı duvarların ve alt kültürün dimağına çalın
Akvaryum büyüyor odasında, hırslara fırıldak çevirin
Çevirin umutları, bırakın kendiliğinden süzülsün kanım
Sen dudaklarını getir (si) dizgince, sinsisizce, sahipsiz
Alın teri kokuyor güller, iskeletler özgürlüğün vatanında
Kesilmiş sütü hayatın, susmuş, pusmuş altmış üçlüler, seksen
De seksek oynamış üniformalar ve kırbaçlar, Nazım içeri
Girdi, nazım kimdir baba, nedir bir babanın paltosunda üşümek
Tankları devirecek bu ağaçlar nay, sirenleri susacak güneşsizliğin
Merhamet hürleşecek ömer, ömürler küsleşmeyecek, yaprak yine
Böyle gülecek fotoğrafta, okul önünde onu bir kadın
Alıp sinemaya götürecek, mavilikler olacak, sakalları
Uzamayacak hasretin, oyunlar caddelerde de oynanacak
Bunlar olabilecek yaprak, sen burada ol ama, yanımda kal
Beni yanımdayken unut, unutacaksan…

TANER CİNDORUK
...............................................

 
Mektup Bekleyenler
Dergiyi Edinmek
Bağlantılar
İletişim
Ortak Kitaplar
Basında Kitaplar
Kitap Çıkaranlar
Mahsus Mahal Türküsü
Bize Yazın