.......................................................
Sizden Gelenler.............................
.......................................................
ABDAL ŞİİRLER
ÖNSÖZ
Her seferinde
uzun bir seferden dönmüş gibi
ne zaman gözlerine dalsam
yıldızlı bir geceye bakar gibi
ancak anlatamadığım şeyler
anlatabilir beni
YANGIN
Eğer geride bir şey bırakmadıysa
fail aşktır mutlaka
AÇIK GÖRÜŞ
Sen gidince
keder gezinir kalbimde
ince topuklu
demir ökçesiyle
DENİZ VE KADIN
İçinde kayboldukça
sırılsıklam öğrendim ki
kadın ve deniz birdir
ikisi de korkuyla sevilir
EYLÜL
Ölüm ki arka bahçelerde
Gözyaşlarınla sulanmış en kızıl çiçeğimdir
Hep ökçesine bakarak gelir
Vedaya bile kavuşamasam da
Hazırım ben tenin kefen gibi sarılacaksa bana…
Yalçın Hafçı- Kırıkkale F Tipi Cezaevi
...............................................
KESİKSİZ
Çizgideyim
Arkası tiril yaprak
Önü saf beton
Toprak atıyorum ölü sevdalara
Yalan emanet göz salıyorum
Ufuk dizgisinde silik yağmurlar
Denize ağlıyor bir balık
Çizgideyim
Ebatı geniş
Gözlüğü dar
Soluğu uzun
Siren sesleri deliyor kulağımı
Figüranların dansı neye yarar
Kesiyorum bacağımı
Kör topal çizgideyim
Altında kalıyor pekmez şiirler
Altında kalıyor türkülerin nağmesi
Adımdan adım, içinden kadın çıkaran
Ürkek bakışlı aşklara veda
Çizgideyim
Aynur ULUÇ
...............................................
Irmaklığın
Sana şiir yazmak eylemi,
Deniz pinokyosu bir iskele boyunca
Özenle sıralı yosunların
Dalgalara cilvesini andırıyor:
Sözcüklerin doğup doğup
Zihni durmaksızın gebe bıraktığı
O tamamsız evreni.
Bilindik bağlaçların ötesinde
Ve aşkınlığında seyrederken anlatım,
Yüzünde
Güze dair bir sanat dönüşüyor.
Çok uzakta,
Henüz olgunlaşmış kentin ahşap evi
Simitsiz güvercinle etkileşirken.
Kelimelerin odaklanamaz bir anı olmalı,
Gözlerinin akıntısını saklayan:
Rotasına küs,
Ve kaşif bir gemi gibi,
Çapasını yalnızca
Denizin genzine batıran.
Oysa şiir,
Bir dil sürçmesidir
Saçlarının Irmaklığından.
Alparslan Nas
...............................................
kara tebeşir çocukları
deniz köpüklerinden vitrin camı yapıyorum yine
vapurun güneşli balkonundan fırlayınca martılar…
lüzumlu bir yağmurla da çoğaldıkça çoğalıyor telâş
o kuru kalabalık çok sevdiğim bir halk oluyor
iştahlı bir öğle çayıyla işine gidenlere bakıyorum
veya sadece gidenin iklimine…
kaldım işte suyun hürmetine, sularda sesim kıyamet
gözlerimi kocaman açsam kıssam da ifade etmiyor
kuyudur, göz tasımı düşürdüm kuyuya; çamur ve
kâğıttan bildiğim ne varsa demirdenmiş! çekip
alıyorum kendimi bu korkunç birleşmeden…
kuyudur, kuyunun huyudur bu…
kibrit çöpünüzü yerleştiriyorum gölgeme
intihara meyilli bir duruş belirliyorum
gören de tel cambazı sanır…
kimlerin dudak izleriyse yaram azat ediyorum
ama nereye gittiğini bilmiyor bu insanlar
belki de ben görmüyorum…
kuyudur; kara tebeşir çocukları kuyunun
Taner Cindoruk
...............................................
Basında Mahsus Mahal
2 Haziran 2008 / Radikal / Sadık Elhan
13 Şubat 2007 / Birgün / Seray Şahiner
27 Ocak 2007 / Birgün / Şeyhmus Diken
17 Ocak 2007 / Radikal / Haydar Ergülen
06 Ocak 2007 / Birgün / Çiğdem Mater
05 Ocak 2007 / HaberTe
02 Ocak 2007 / Evrensel / Ulaş Emre
01 Ocak 2007 / Birgün / Ulaş Gürpınar
28 Aralık 2006 / Diyarbekir.Net
05 Ocak 2007 BİA Haber Merkezi / (AÖ/TK)
"Mahsus Mahal" Dergisi Cezaevinden Çıktı
Cezaevindeki tutuklu ve hükümlülerin öykü ve şiirlerini içeren ve PEN Hapisteki Yazarlar Komitesi projesi olan "mahsusmahal" dergisinin ilk sayısı çıktı. Derginin hedefi "duvarların ötesindeki kalemleri dışarıdaki hayatla buluşturmak".
Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin yazdığı öykü ve şiirlerden oluşan üç aylık "Mahsus Mahal" dergisinin ilk sayısı çıktı.
Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN) Hapisteki Yazarlar Komitesi'nin projesiyle gerçekleştirilen derginin yayın yönetmenliğini, daha önce Hapishaneden Şiirler, Hapishaneden Öyküler, Hapiste Yazmak kitaplarının da yazarı olan Aytekin Yılmaz üstlendi.
Derginin bu ayki sayısında, Nusret Yıldız, Şeyhmuz Ay, Aytekin Yılmaz, Nibel Genç, Sezai Sarıoğlu, Hasan Koç, Sezer Duru, Şanar Yurdatapan, Ece Temelkuran, Nevzat Güngör, Haydar Ergülen, Sennur Sezer, Müge İplikçi, Şeyhmuz Diken, Ruşen Özkan, Yalçın Hafçı, Önder Birol Bıyık, Burak Kayaoğlu, Veysel Avcı, Mehmet Boğatekin, Mehmet Taşdemir, Şadiye Manap, Celalettin Can, Ragıp Zarakolu, Bülent Şamcı, Özgür Soylu, Ahmet Akgün, Kenan Eksin, Abdullah Altun, Barış Işık, Özgür Tüzün, Özlem N. Yılmaz, Mehmet Göcekli, Naif Bal, Özgür Tuna, Yalçın Hafçı, Muzaffer Tansu, Mitat Çelik'in yazıları bulunuyor.
"Edebiyat dünyası, duvarların ötesiyle bağını kopardı"
Derginin ilk sayısı nedeniyle yapılan açıklamada, 90'lardan bu yana edebiyat dünyasında cezaevinden yazan insanlara rastlanmama nedenini, edebiyat dünyasının duvarların ötesiyle bağlarını koparmasına bağlanıyor.
"mahsusmahal, epeydir unutulan tutuklu kalemlerin, edebiyat dünyamıza açılması ve içeriyle dışarı arasında yazınsal bir köprü oluşturma amacıyla yayın hayatına başlıyor."
Dergi, çıkış amacını "soğuk duvarların ötesindeki kalemleri dışarıdaki hayatla buluşturabilmek, kalemlere beyaz bir sayfa olmak, içerdeki edebiyatla dışarı arasında sözcüklerden bir köprü inşa etmek" olarak özetliyor. |
|